ALANYA’NIN BİTKİ ÖRTÜSÜ
Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü ilçemizde özellikle bulunduğu yer itibariylede dünyanın dört bir yanında yetişen ağaçların, meyvelerin ve sebzelerin deneme ve sınama yöntemiyle de olsa hepsinin yetiştiğini görüyoruz. Çevremize şöyle bir göz attığımızda, evlerimiz-in önlerinde park ve bahçelerinde, kırlarda ve ormanlarımızı oluşturan dağ ve ovalarda, kimi küçük, kimi ise 25130 m yükseğe ulaşan bir bitki örtüsünün varlığına şahit oluruz. Bunlara örnek olarak belki yurdumuzun hiçbir yerinde olmayan çukur ve söğüt bölgelerinde daha ulaşılamamış 35 m. ye varan yüksekliklerdeki kara çamlardan 30 m3′ e varan keresteleri içeren ağaçlar mevcuttur .İlçe merkezinde tabii bir bitki örtüsü yerine, insanlar tarafından yetiştirilen bitkiler çoğunluktadır. Bunlar arasında muz, portakal, çeşitli sebze ve meyveler , hatta Güney Amerika’da, Hindistan’da, Yemen’de, Afrika gibi kıta ve ülkelerde yetiştirilen kahve, ananas, avakado, guava, papaya, çin eriği, çeşitli türde hurmalar, mangolar Sıksık rastlanan bitkilerdendir. Deniz kıyısından Toroslara doğru Çıkıldıkça zeytin, keçiboynuzu, mersin, sandal (Koca yemiş dağ çileği) gibi bitkiler sıklıkla görülmeye başlar. ilk yağan yağmurlar ve arkasından açan güneşle çıkan zararsız mantarların toplanmasına da doyum olmaz. Daha yükseklere doğru Çlkıldıkça genel olarak a700 m yüksekliklerde Kızılçam ve meşelikler göze çarpar. Bu yükseltiden sonra da bizim için büyük bir hayat kaynağı oluşturan uçsuz bucaksız karaçam ve sedir ormanlıkları görülür. Yaklaşık 1600 km2 .Yüzölçümüne sahip olan ilçemiz bitki örtüsü bakımından % 60’Iara varan bir oranla yurdumuzun en zengin bölgelerinden birisi sayılmaktadır. Orman işletme Müdürlüğü elemanIarınca daha önceden tespit edilen kesim sahalarında yaklaşık olarak her yıl 400 / 500 hektarlık bir sahada, suni gençleştirme çalışmaları yapılmaktadır. Bunlar daha önceden yapılan on yıllık planlamalar gereği heryıl devam eder. 1943 yılında ilçemizde hizmet vermeye başlayan Orman işletme Müdürlüğünün orman içi yolları kesim ve ağaçlandırma gibi konulara yaptığı masrafların iki üç katı daha fazla kar sağlayarak, devlet bütçesine milyarlar-ca Iira katkıda bulunmaktadır. Çeşitli yükseltilerde yetişen ve insanlar için şifa kaynağı oluşturan şifalı bitkilerde yöre halkının gelir kaynağı durumundadır. Bunlar arasında 300 / 500 metreden 2000 / 2500 metrelere kadar olan yükseklikIerde bulunan adaçayları ve kekikler önemli bir yer tutmaktadır. Genellikle yaz aylarında yerli ve yabancı turistler tarafından kapışılan bu şifalı bitkilerin yanı sıra sakız ağacı (çööre) ,mersin (murt), tesbih ağacı (günnük), hayıt, zakkum, defne (tehni), deve dikeni, çoban çırası, çiriş otu, dağ çileği, alıç ve zingitler aynı zamanda ormanlarımızın birer süsüdür Alanya’mızda ikliminin özelliği ile bağlantılı olarak dünyada yetiştirilen sebze ve meyvelerin aşağı yukarı tamamına yakınının yetiştirildiği herkes tarafından bilinmektedir. Hatta Birinci Dünya Savaşında, istiklal Savaşında ve ikinci Dünya Savaşında Alanya halkı o yokluk ve kıtlık döneminde fazla etkilenmemiştir.Alanya ve yöresinin en büyük özelliklerinden biriside toprağa atılan tohumların hemen yeşerip meyveye dönüşmesidir. işte seferberlik yıllarında özellikle kırsal kesimlerde toprağa atılan Akdarı tohumları en kısa zamanda gelişip hasat edildiğinden çeşitli amaçlarda kullanılıp sofralarımıza konmuştur. Bağ ve bahçelerimizde yetişen çeşitli cins incirlerin hatta ormanlarımızda bile yer yer görünen yabani üzümler , dağ çilekleri, meşe palamutları, keçi boynuzları gibi çok değişik yiyeceklerin bu yokluk ve kıtlık döneminde çok büyük faydalar sağladığı bilinir. içinde büyüyen ağaçları ve av hayvanlarıyla, çeşitli şifalı bitkileriyle, tertemiz havasıyla, harp zamanlarında da iyi bir korunak oluşuyla, toprak kaymalarının önlenmesiyle, her şeyden önemlisi bizi kuraklıktan kurtarıp yağmur yağmasını sağlamasıyla bütün insanlığa hizmet eden ormanlarımıza sahip çıkmanın ve korumanın büyük bir vatandaşlık borcu olduğunu unutmamalıyız. Ağaç beşikten mezara kadar Iazımdır. Spor bedeni orman vatanı güzelleştirir, Ormanda ne ararda bulamaz insanoğlu, gibi özlü sözleri de unutmamakta yarar var sanırım.
ALANYA’NIN ARAZİ YAPISI
İlçemiz, coğrafi konumunda da bahsettiğimiz gibi çok dalgalı bir arazi üzerinde kurulmuştur. 1600 km2 yüzölçümü ile ova denilebilecek kadar büyük bir düzlüğü yoktur. Kıyı kesiminin doğu ve batı istikametinde Alanya’nın veAlanya’lıların yüzünü güldürecek verimlimi verimli kıymetlimi kıymetli topraklar vardır. Alanya’da toprak her şeyden üstün, her şeyden de pahalıdır. Hatta özel mezarlık sahibi olmak isteyenler sanki ev arsası gibi para harcayarak özel aile mezarlıkları satın alırlar. Bu özelliğin sebebi ise iklim şartlarının uygunluğu ile toprağın verimliliği birleşince yılda iki üç defa ürün alınabilmesidir. Bitki örtüsü bölümünde bahsettiğimiz gibi bu verimli topraklarımızda neler yetişmiyor ki. Haniya derlerya ölüyü diksen canlanır misali ne ekersen ek ne dikersen dik hemen yeşeriverir. insanın aklına birden Babil’in asma bahçeleri geliyor. Bu bereket nereden ve nasıl geliyor? Toprağımızın az olmasına rağmen dağlık bölgelerde arazisi olanlar kamyonlarla toprak taşıyıp oralara dökerek yeni muz bahçeleri oluşturuyorlar.Ülkemizin muz tüketiminin yarısından fazlası Alanya’da üretilmektedir.
